DTO
  [Kayıt ol]   [Şifremi unuttum!
Kullanıcı adım:   Parolam:  
 

Tüm cep telefonu fırsatları için tıklayın !

Yazar Mesaj   #18020  12-10-2009 18:47 GMT+2 saat  

Can


Admin


Tecrübe Puanı.: 100%
Ruh Hali: Neutral
Mesaj 5382
Şehir: Huzuristan
Ülke:
Meslek: Webmaster
Yaş: 24
Facebook'ta Paylaş
Çinin Son 50 Yıllık Gelişimi


On yılı aşkın bir süredir Çin'de çalışan yabancı bir gazeteci olarak bu maddi kazanımlar beni etkiliyor; ancak bu gelişim paralelinde gittiğiniz her yerde görebileceğiniz ya da koklayabileceğiniz veya tadabileceğiniz çevre koşullarının kaynaklık ettiği hastalıklar karşısında da dehşete düşüyorum. Sorunlara ilişkin sayısız haber ve istatistiği okuyabilirsiniz; ancak etkilerini bizzat yaşamak bir hayli farklı. Aynen geçtiğimiz ilkbaharda bir gün Pekin'de yaşadığım gibi: Masanızda oturup pencereden dışarı bakarken kocaman ve boğucu, sarı bir toz bulutunun caddeyi dümdüz ettiğini görünce, dünyanın en kötü toprak erozyonlarından bir bölümünün Çin'de yaşandığını bildiren bir Dünya Bankası raporu yepyeni bir anlam kazanıyor.

Kökleri, Mao Zedong'un 50 yıl önceki tarım politikalarına kadar uzanan erozyon krizi, Çin'in kuzeybatısındaki step ve platoları birer toz çukuruna dönüştüren ve yıllar süren kuraklık nedeniyle daha da kötü bir hal aldı. Her ilkbaharda patlak veren toz fırtınaları, doğuda Kore yarımadasıyla Japonya'yı da kasıp kavuruyor ve sonunda Kuzey Amerika'ya kadar ulaşıyor.

Çin, bir dünya atölyesine dönüştükçe daha da zenginleşebilir; ancak soluyacak hava olmayınca para ne işe yarar? Ekonomideki büyümenin bu hızla sürmesi halinde, Çin 30 yıl içinde ABD'yi geride bırakıp küresel ısınmaya yol açan sera gazlarının en büyük kaynağı haline gelebilir. Çin, enerjisinin yüzde 75'ini kömürden sağlamaya devam ediyor ve bu paralelde yılda 17 milyon ton kükürt dioksit açığa çıkarıp, asit yağmurlarına büyük katkıda bulunuyor. Ölçüm yapılan 340 Çin kentinin ancak üçte birinde insanlar ülkedeki hava kalite değerlerine uygun hava soluyabiliyor; üstelik bu düzeyler Dünya Sağlık Örgütü (WHO) standartlarının altında. Kapalı ortamlarda kömür yakılmasının yol açtığı hava kirliliği yılda 700.000'in üzerinde kişiyi ölüme götürüyor. Ve kırsal kesimdeki ölümlerin yaklaşık dörtte birinin altında da solunum yolu hastalıkları yatıyor.

Bu arada temiz su sıkıntısı da hava kirliliğinden çok daha ciddi bir tehdit oluşturuyor. Günümüzde büyük kentlerin üçte ikisinde ciddi boyutta temiz su sıkıntısı yaşanıyor ve 700 milyon kişi, insan ve hayvan atıklarıyla kirlenmiş su içiyor. Her yıl kentlerden gelen ve yalnızca % 10 gibi bir bölümü arıtılmış olan 18 milyar ton lağım, doğrudan nehirler ve göllere boşaltılıyor. Geçmişte tarlalarında sadece insan dışkısı kullanan köylüler, artık azot ve fosforlu gübreler de kullanıyor ve bu, besin açısından zengin yağmur sularının nehir, göl ve kanallarda alg oluşturmasına yol açıyor. Bu arada Çinli uzmanlar, su kirliliği ile ülkedeki yüksek karaciğer, mide ve yemek borusu kanseri oranları arasında bir bağlantı saptamış durumda.

Tüm bu olup bitenler bana Çin'in, ekolojik bir intihara kalkışmadan, ekonomik bir süpergüç yaratıp yaratamayacağını düşündürüyor. Çin liderlerinin de aynı şeyi düşünüyor olması olası. Devlet Çevre Koruma İdaresi Müdürü Xie Zhenhua, 2002 yılı basın raporunda, “Çin hükümeti daha önce çevre sorunlarına hiç bu kadar önem vermemişti” diyor.
Biraz derinlere indiğinizde, yeni bir bilincin yağmur suyu gibi Çin toplumunun katmanlarına sızdığına dair işaretlere kesinlikle ulaşabilirsiniz. İnsanlar, sadece ülke refahının çevrenin korunmasına sımsıkı bağlı olduğunu kabullenmekle kalmıyor; aynı zamanda, çevre korumaya yönelik çabaların da hukuk sistemi ve hükümetin iyileştirilmesine bağlı olduğunun bilincine varıyor. Koruyucu yasalar, hâlen çoğu durumda geçerli olduğu gibi, liderlerin uygulama isteğine ya da uygulama için yeterli kaynaklara sahip olmaması halinde hiçbir anlam ifade etmiyor. Ve bu durumda bazı Çinliler de –yeterince çaresiz olanlar– sivil itaatsizliğe başvurarak siyasi kısıtlamaların sınırlarını zorluyor. Bazıları, koruma projelerine katkı sağlayacak uzmanlık ve para arayışı içinde dış dünyaya yönelirken bazıları da, doğayla daha uyumlu bir biçimde nasıl yaşanacağına dair yeni düşüncelere öncülük ediyor. Ancak tüm bunlar umut verici olsa da, her türlü çevre dostu önlemin karşısına daha büyük oranda çevre tahribatı çıkıyor. Açıkçası, Çin için eski alışkanlık ve davranışlarından vazgeçme süreci henüz başladı.

__________________

FORUMUMUZ VE LİNKLERİMİZ HERKESE AÇIK! BİZE DESTEK VERENLERE TEŞEKKÜRLER!

HER TÜRLÜ KONUDA İLETİŞİME GEÇEBİLİRSİNİZ!
FACEBOOK http://www.facebook.com/huseyincancalisan


LimeWire Çalışan Sorunsuz Sürüm Burada!

İnternet Download Manager 5.19 Full Crack % 100 Çalışıyor Denendi
TIKLA İNDİR!!

Kullanıcın Sayfasını Ziyaret Et Gender_Bay Çevirimiçi durumu