DTO
  [Kayıt ol]   [Şifremi unuttum!
Kullanıcı adım:   Parolam:  
 

Tüm cep telefonu fırsatları için tıklayın !

Yazar Mesaj   #19960  24-04-2010 10:54 GMT+2 saat  

moonlight


Admin


Tecrübe Puanı.: 96%
Ruh Hali: Neşeli
Mesaj 4214
Şehir: istanbul
Ülke:
Meslek: gecelerin adamı :))
Yaş: 26
Facebook'ta Paylaş
Baş ağrısı bazen şiddetli olsa da çoğu vakada altında yatan bir hastalık bulunmamaktadır. Baş ağrılarının büyük çoğunluğu primer baş ağrıları olarak adlandırılır. Bunlara migren, küme baş ağrısı ve gerilim tipi baş ağrısı dahildir.
Gerilim tipi baş ağrısı en yaygın görülen baş ağrısıdır ve henüz iyi bilinmemektedir. Gerilim tipi baş ağrısı başınızın üzerinde, yaygın, genellikle hafif ila orta şiddette ağrıya yol açar. Birçok kişi başının çevresinde sıkı bir bant bağlanmış gibi hisseder. Bu tür baş ağrıları boynun arka kısmında kafatasının alt bölgesinde ağrıya neden olabilir.
Birçok durumda, gerilim tipi baş ağrısının belirgin hiçbir nedeni yoktur. Neyse ki, gerilim tipi baş ağrılarına yönelik etkili tedaviler kullanımdadır. Gerilim tipi baş ağrısının yönetilmesi çoğu zaman sağlıklı alışkanlıkların güçlendirilmesi, ilaç içermeyen, etkili tedavi yöntemlerinin bulunması ve ilaçların uygun biçimde kullanılması arasında bir denge bulunmasını içerir. Bunun yanında, bazı koruyucu, kendi kendine bakım ve alternatif tedavi yöntemleri baş ağrısı ile mücadele etmenize yardımcı olacaktır.

Belirtiler ve Semptomlar
Gerilim tipi baş ağrıları 30 dakika ile bir hafta arasında devam edebilir. You may experience them occasionally, or nearly all the time. Bir kaç ay boyunca bir aylık süre içinde 15 gün veya daha uzun süre ile baş ağrısı görüldüğünde bunlar kronik olarak kabul edilir. Bazı durumlarda kronik gerilim tipi baş ağrıları yıllarca devam etmektedir.
Gerilim tipi baş ağrısı alnınızda veya başınızın yanları ile arkasında, sabit, acı verici bir ağrı ya da gerilim hissi yaşamanıza yol açabilir. Birçok kişi bu hissi başlarını çevreleyen, sıkı bir basınç şeridi olmasına benzetir. Bu ağrı en yaygın halinde, omuzların üzerinden aşağı salınan, başlıklı bir kısa pelerin giyilmiş gibi hissettirir. Baş ağrısı genellikle hafif ila orta yoğunlukta olarak tarif edilir. Ağrının şiddeti kişiden kişiye ve aynı kişide bir baş ağrısından başka bir baş ağrısına değişiklik gösterir. Çoğu kişi bu ağrının sabah erken uyandıktan hemen sonra veya günün erken saatlerinde başladığını belirtmektedir.
Gerilim tipi baş ağrısının bulunduğu bazı kişiler boyun veya çenelerinde rahatsızlık ya da çenelerini açarken tıkırdama sesi hissederler. Aynı zamanda aşağıdakiler de yaşanabilir:
• Kafa derisi, boyun veya omuz kaslarının acıması
• Uyumakta zorlanma (insomnia)
• Yorgunluk
• Asabiyet
• İştah kaybı
• Konsantrasyon zorluğu
Gerilim tipi baş ağrısı, migrenin bazı türlerinin aksine, genellikle görsel açıdan rahatsız edici unsurlar (kör noktalar veya parlayan ışıklar), bulantı, kusma, karın ağrısı, vücudun bir tarafında halsizlik veya uyuşma ya da konuşurken dilin dolaşması ile bağlantılı değildir. Fiziksel aktivite genellikle migren ağrısını kötüleştirse de, gerilim tipi baş ağrısını hiç kötüleştirmemektedir. Gerilim tipi baş ağrısının bulunduğu birkaç kişi, ışığa veya sese karşı bir hassasiyet artışı yaşamıştır, ancak bu yaygın bir semptom değildir.
Uykusuzluk

Nedenleri
Uzmanlar gerilim tipi baş ağrılarının nedenlerini, hatta adını tartışmaya devam etmektedirler. Yıllar boyunca, bu türden baş ağrısının kökenlerine dair farklı kuramlar ortaya atıldıkça, kas kasılması baş ağrısı, psikojenik baş ağrısı, depresif baş ağrısı, esasi baş ağrısı ve sıradan baş ağrısı gibi isimlerle bilinmeye başlamıştır.
Gerilim tipi baş ağrının nedeni veya nedenleri tam olarak bilinmemektedir. Bundan birkaç yıl öncesine kadar, birçok araştırmacı, gerilim tipi baş ağrısının neden olduğu ağrının yüzde, boyun ve kafa derisinde, muhtemelen duyguların, gerilim veya stresin yükselmesinden kaynaklandığı kanısında idi. Ancak birçok araştırmacı bu fikri sorgulamaktadır.
Daha yakın tarihte yapılan araştırmalar bu teoriyi çürütmektedir. Kas faaliyeti ile meydana gelen elektrik akımlarını kaydeden, elektromiyogram adındaki bir test kullanılarak yapılan araştırmalarda, gerilim tipi baş ağrısı teşhisi konan kişilerde kas geriliminde bir artış tespit edilmemiştir. Buna ek olarak, migren tipi baş ağrısının bulunduğu kişilerin kas gerginliği, gerilim tipi baş ağrısının bulunduğu kişilerdeki kadar, hatta onlardan daha yüksektir.
Bunun sonucunda, Uluslararası Baş Ağrısı Derneği, gerilim baş ağrısı terimi yerine gerilim tipi baş ağrısı terimini kullanmaktadır, böylece kas geriliminin, bu türden baş ağrısının ana nedeni olmayabileceğine dikkati çekmektedir.
Kimyasal değişiklikler
Araştırmacılar artık gerilim tipi baş ağrısının, sinirlerin iletişim kurmasına yardımcı olan beyin kimyasalları (serotonin, endorfin ve başka sayısız kimyasal) arasındaki değişikliklerden ileri gelebileceği kanısındadırlar. Bunlar migren ile bağlantılı biyokimyasal değişikliklerle benzerdir. Kimyasalların düzeylerinin neden dalgalanma gösterdiği açık olmasa da, bu sürecin beyne giden ağrı güzergahlarını harekete geçirdiği ve beynin ağrıyı bastırma yetisini sekteye uğrattığı düşünülmektedir. Bir yandan, boyunda ve kafa derisindeki gergin kaslar kimyasal düzeyleri değişen birinde baş ağrısı oluşmasına katkıda bulunabilir. Öte yandan, gergin kaslar bu kimyasal değişikliklerin bir sonucu olabilir.
Vücutta, gerilim tipi baş ağrısında rol üstlenebilecek olan başka bir kimyasal, sinir itkilerinin iletilmesinde yeri olan nitrik oksittir. Nitrik oksitin aşırı oranda üretilmesi ile kronik gerilim tipi baş ağrısı ve migren arasında bağlantı olduğu bulunmuştur. Nitrik oksitin üretilmesini engelleyen maddelerin, gerilimli tip baş ağrısı ile bağlantılı kas gerginliğini azalttığı gösterilmiştir.
Hem gerilim tipi baş ağrısı hem de migren beyin kimyasallarındaki benzer değişiklikleri içerebileceğinden, bazı araştırmacılar, bu iki türden baş ağrısının ilintili olduğu kanısındadır. Migren teşhisi konan kişilerin çoğunluğu zaman zaman gerilim tipi baş ağrısı yaşarken, gerilim tipi baş ağrısı teşhisi konan kişilerin dörtte biri yer yer migren yaşamaktadır. Bazı uzmanlar, migrenin gerilim tipi baş ağrısının düzenli olarak kendini göstermesi nedeniyle oluşabileceğini ileri sürmektedirler. Migrenin ayırt edici özellikleri, ağrı daha şiddetli hale geldikçe kendini gösterir. Diğer araştırmalar, hafif migrenin gerçekte bir tür gerilim tipi baş ağrısı olduğunu ortaya koymaktadır.
İki sınıflandırma
Gerilim tipi baş ağrısı epizodik ve kronik olmak üzere iki biçimde sınıflandırılır. Bu biçimler ile, nöbetler arasındaki sürelerin uzunluğunun değiştiği, yer yer görülen baş ağrıları ile birçok durumda, neredeyse günlük bir temelde, sıklıkla meydana gelen baş ağrıları arasında ayrıma gidilmektedir.
• Epizodik. Epizodik gerilimli baş ağrısı ayda 15 günden daha seyrek meydana gelir. Bu baş ağrıları genellikle kısa sürer, birkaç dakika ila birkaç saat uzunluğundadır. Epizodik gerilimli baş ağrısının bulunduğu kişiler üzerinde yapılan bir araştırmada, 60&襊tan fazla kişinin baş ağrısına ek olarak, kafa derisi ve boyun kaslarında da acıma olduğu bulunmuştur. Epizodik biçimin nöbetlerini gitgide artan sıklıkla yaşayan kişiler, yıllara yayılan bir zaman diliminde, baş ağrısının kronik biçimine yakalanma konusunda daha büyük bir risk altında olabilirler.
• Kronik. Kronik gerilimli tip baş ağrısı, en az on gün boyunca, ayda 15 gün veya daha fazla meydana gelir. Epizodik biçimi ile karşılaştırıldığında, kronik gerilimli tip baş ağrısı daha az yaygın olarak görülür, ancak kadınların kronik biçime yakalanma oranı erkeklere göre iki kat daha fazladır. Epizodik ve kronik gerilimli tip baş ağrılarının süresi ve şiddeti benzer olsa da, kronik biçimin bulunduğu birçok kişide, ağrı günlük olarak yaşanır ve neredeyse kesintisizdir. Kronik gerilimli tip baş ağrısında, epizodik biçime benzer şekilde, kafa derisinde acıma olabilir ya da olmayabilir.
Ebeveynleri, kardeşleri veya çocuklarında kronik gerilimli tip baş ağrısı bulunan kişilerin kronik biçimine yakalanmaları olasılığı daha yüksektir. Bu durum genetik bir yatkınlık olduğunu ortaya koysa da, bundan tek bir genin sorumlu olması olası değildir. Daha büyük bir olasılıkla, kalıtsal hassasiyetlik de dahil olmak üzere, birden çok faktör bunda rol oynayabilir.
Kronik gerilimli tip baş ağrısının bulunduğu kişilerin, baş ağrıları bulunmayan kişilere göre kaygı veya depresyon yaşama olasılığı daha yüksektir. Bu ruh hali bozukluklarının mı gerilim tipi baş ağrılarına katkıda bulunduğu, yoksa tersinin mi geçerli olduğu kesin değildir. Gerilim tipi baş ağrısı yaşayan birçok kişi, ağrının çoğunlukla stres ve kaygının yükseldiği dönemlerden sonra oluştuğunu belirtmektedir. Eğer ruh hali bozukluğunuz varsa, en iyi sonucu elde etmek için, bu rahatsızlığın yanı sıra, baş ağrınızın da tedavi edilmesi hayati önem taşır. Örneğin, eğer hem depresyonunuz hem de gerilimli tip baş ağrınız varsa, baş ağrılarınıza yönelik tedavi, depresyonun teşhis ve tedavi edilmeden bırakılması halinden olacağından daha az etkili olabilir.
Kronik gerilim tipi baş ağrısının migrenden gerçek anlamda ayrı bir olgu olup olmadığı konusunun etrafında ihtilaflar vardır. Doktorlar çoğu zaman iki baş ağrısı türü arasında bir ayrıma gitmekte zorluk çekerler. Her iki bozukluğun da ağrı güzergahlarının hassas hale gelmesinden sonraki epizodik baş ağrılarından kaynaklandığı düşünülmektedir, her ikisi de beyinde benzer biyokimyasal değişiklikler içerir.
Tetikleyen ve kötüleştiren faktörler
Gerilim tipi baş ağrısının başka birçok olası tetikleyici nedeni vardır. Tespit edilebilir veya tutarlı hiçbir tetikleyici etmeniniz olmayabilir ya da çok sayıda bariz faktör bulunabilir. Potansiyel tetikleyiciler aşağıdakileri içerir:
• Stres
• Depresyon ve kaygı
• Uyku eksikliği veya uyku düzeninde değişiklikler
• Öğün atlama
• Kötü beden duruşu
• Garip konumlarda çalışmak veya uzun süre boyunca tek bir konumda durmak
• Fiziksel aktivite yetersizliği
• Zaman zaman, adet dönemi, hamilelik, menopoz veya hormon kullanımı ile bağlandığı hormon değişiklikleri
• Depresyon veya yüksek tansiyon gibi başka rahatsızlıklar için kullanılan ilaçlar
• Baş ağrısı ilaçlarının aşırı derecede kullanılması
Stres, gerilim tipi baş ağrısı ile ilgili olarak bildirilen en yaygın tetikleyicidir. Yaşamlarında benzer türden strese yol açıcı olayları paylaşmış olan insan toplulukları arasında, gerilim tipi baş ağrılarına yakalanmaları en olası olanlar, bu gibi olayları olumsuz biçimde algılama olasılıkları daha yüksek olan ve başa çıkma stratejileri daha az etkili olan kişilerdir.
Gerilim tipi baş ağrısı, dişlerin sıkılması veya gıcırdatılması (bruksizm) nedeniyle ya da başa gelen bir darbe veya şaklayan kırbaç yaralanması gibi baş travmasıyla daha kötüye gidebilir. Eklemleri ve kasları, boyun arteriti veya omuz eklemlerindeki iltihaplanma nedeniyle tutulmuş olan kişiler, gerilim tipi baş ağrısına yakalanabilir.
Çocuklarda baş ağrısı
Çocuklarda kronik gerilim tipi baş ağrısı yetişkinlerdekine benzer ve genellikle stres, heyecan veya depresyona bağlıdır. Yetişkinler her zaman farkına varmasa da, arkadaş baskısı, anne babaların imkânsız beklentileri, okuldaki zorluklar, fiziksel veya cinsel tacizler gibi nedenlerle çocuklar aşırı stres yaşayabilmektedir. Tüm çocuklar çok küçük yaşta bile olsalar depresyon geçirebilir.
Anksiyete bozuklukları
Depresyon
Stres: Sizde olmasının nedeni ve sağlığınızı etkileme biçimi SR0
Bruksizm/Dişleri gıcırdatmak
Baş ağrıları ve çocuklar: Sandığınızdan daha yaygın ve karmaşık bir konudur

Risk Faktörleri
Gerilim tipi baş ağrısı muhtemelen tüm birincil baş ağrılarının çoğunun nedenini oluşturmaktadır. Kadınlarda erkeklere oranla daha yaygındır. Kadınların neredeyse yüzde 90&襊ı, erkeklerin de yaklaşık yüzde 70&襊i, hayatları boyunca gerilim tipi baş ağrılarına yakalanmaktadır. Gerilim tipi baş ağrısı en çok 30 ila 39 yaşları arasındaki kişilerde yaygındır. 39 yaşından sonra, görülme yaygınlığı düşüşe geçer. Migrene yakalanan kişilerin çoğunluğu aynı zamanda gerilimli tip ağrıya da yakalanır.
Ağrı çoğunlukla vücudunuzun hastalığı gösterme yollarından biridir. Ancak baş ağrısı çok şiddetli olduğunda bile belli bir hastalıktan kaynaklanmaz.
Ancak baş ağrısı bazen beyin tümörü veya zayıflamış kan damarının ruptürü(anevrizma) gibi çok ciddi bir tıbbi sorunu işaret edebilir. Doktorunuza sizi şüpheye düşüren baş ağrınızı belirtmeyi unutmayın. Daha önce baş ağrısı geçirmiş olsanız bile değişiklik durumunda veya baş ağrısının aniden farklılaşması durumunda doktorunuza başvurun.
Bunun yanında, aşağıdaki uyarıcı belirtiler ve semptomlar görüldüğünde hemen doktorunuza veya acil servise başvurun.
• Ani, şiddetli gök gürültüsünü andıran baş ağrısı
• Ateş, boyun tutulması, kızarıklık, zihinsel konfüzyon, nöbetler, çift görme, güçsüzlük, uyuşukluk veya konuşma zorluğu ile birlikte görülen baş ağrısı
• Kafa travması sonrası özellikle ağırlaşan baş ağrısı
• Öksürme, güç harcama, gerilme veya ani hareket sonrasında ağırlaşan kronik ilerleyici baş ağrısı
• 40 yaşından sonra baş ağrısının başlaması
Çocuğunuz şiddetli veya okula gitmesini, diğer faaliyetlerde bulunmasını engelleyen baş ağrısı geçirirse doktorunuza başvurun. Çocuğunuz neyin yanlış olduğunu söyleyemeyecek kadar küçükse ağlayabilir veya şiddetli ağrı çektiğini gösterecek şekilde başını tutabilir.
Baş ağrısı

Tarama Ve Teşhis
İnsanların çoğu baş ağrısı çektiğinde doktora başvurmaz. Birçok durumda ağrı kesici kullanma, birkaç dakika dinlenme ve gece iyi uyuma ağrının geçmesi için yeterli olacaktır.
Ağrınız şiddetini veya etkisini kaybetmezse de baş ağrısı çektiğinizi kabul etmekte tereddüt edebilirsiniz. Baş ağrılarının tamamen psikolojik nedenlere bağlı olduğunu gösteren eski inanışın bir tarafa atılması oldukça güçtür.
Ancak günümüzde baş ağrılarının yaygın olarak biyolojik bozukluklar olduğu kabul edilmektedir. Baş ağrısından şikâyet ettiğinizde ve özellikle nedenini merak ettiğinizde yardım istemekte tereddüt etmeyin.
Kronik veya tekrar eden baş ağrısı çekiyorsanız, doktorunuz aşağıdaki yaklaşımları kullanarak baş ağrısının türünü ve nedenini belirleyebilir.
• Ağrınızın açıklamasını yapma. Doktorunuz baş ağrınız konusunda ağrının şiddet, yer, sıklık ve süresini tanımlamanıza bağlı olarak ayrıntılı bilgi edinebilir.
• Testlerin uygulanması. Normalin dışında veya komplike baş ağrıları çektiğinizde doktorunuz tümör veya anevrizma gibi ciddi nedenleri ekarte etmek üzere bazı testlerin yapılmasını isteyebilir. Beyinin görüntülenmesinde yaygın olarak kullanılan iki test bilgisayarlı tomografi (BT) ve manyetik rezonans görüntüleme (MRI) taramasıdır. BT taraması beyninizin kapsamlı görünüşünü elde etmek üzere bilgisayar tarafından yönlendirilen röntgen ışınlarını kullanan teşhis amaçlı görüntüleme prosedürüdür. MRI taramasında röntgen ışınları kullanılmaz. Bunun yerine beynin net görüntüsünü elde etmek üzere manyetik dalgalar, radyo dalgası ve bilgisayar teknolojisini birleştirir.
• Baş ağrısı günlüğü tutun. En az 2 ay süreyle baş ağrısı günlüğü tutmak çok yararlı olacaktır. Baş ağrısı geçirdiğinizde ağrının şiddetini, yerini ve süresini içeren açıklamaları not alınız. Bunun yanında aldığınız ilaçları belirtiniz. Baş ağrısı takvimi doktorunuzun baş ağrınızın türünü teşhis etmesi ve olası tetikleyici etkenleri tespit etmesine yardımcı olacak değerli ipuçları verecektir.
Bilgisayarlı tomografi

MRI: Vücudun gizli yapısının görüntülenmesi


Komplikasyonlar
Gerilim tipi baş ağrısı bu kadar yaygın olduğu için, işteki üretkenlik ve genel yaşam kalitesi üzerindeki etkisi kayda değerdir. Ağrının çoğu zaman tasvir edildiği gibi, başınız 'bir mengenede sıkıştığı zaman', ailevi ve sosyal aktivitelere katılamayabilirsiniz. Evde, işten uzakta kalmaya ihtiyacınız olabilir veya işe giderseniz de, normal verimliliğiniz sadece küçük bir bölümü oranında çalışırsınız.
İş Hayatı Merkezi

Önlem
İlaç tedavileri geçici olarak rahatlama sağladığı halde gerilim tipi baş ağrısı ile mücadele etmenin en uygun yolu yaşam biçiminin değiştirilmesidir. Aşağıdaki ipuçları size yardımcı olacaktır:
• Düzenli olarak egzersiz yapmak. Düzenli olarak yürümek, yüzmek veya bisiklet sürmek gibi egzersizler yapmak baş ağrısının sıklık ve şiddetinin azalmasına yardımcı olacaktır. Egzersiz yapma stresi giderir, kaslarınızı rahatlatır ve vücudunuzdaki doğal stres giderici maddelerden biri olan beta endorfin seviyesini yükseltir. Yoga, masaj, gerilme ve duruş çalışmaları gerilim tipi baş ağrılarını önlemekte önemli ölçüde yardımcı olacaktır. Baş ağrısı çektiğiniz anda egzersiz ağrının giderilmesine yardımcı olabilir. Bazı durumlarda, egzersiz yapma baş ağrısına neden olabildiğinden herhangi bir egzersiz programına başlamadan önce doktorunuza danışın.
• Stresi kontrol altına alın. Düzenli egzersize ilaveten biyofeedback eğitimi ve rahatlama terapisi gibi teknikler stresin azalmasına yardımcı olacaktır. Biyofeedback ile ağrının azalmasına yardımcı olan belli vücut tepkilerini kontrol altına almak öğretilir. Biyofeedback seansları sırasında kas gerginliği, nabız ve kan basıncı gibi vücut fonksiyonları konusunda bilgi sağlayan cihazlara bağlanırsınız. Daha sonra kas gerginliğini azaltmayı, kalp atışlarınızı yavaşlatmayı ve nefes almayı öğrenirsiniz. Biyofeedbackin amacı, ağrınızla daha iyi mücadele etmenizi sağlamak üzere rahatlamanızı sağlamaktır. Böyle bir programın size yardımcı olup olmayacağı konusunda doktorunuza danışın.
Derin nefes alma, yoga, meditasyon ve vücudunuzdaki tüm kaslar esneyene kadar bir kasın bir kez gerilmesi ve daha sonra tamamen serbest bırakılması yolu ile yapılan kademeli kas esnetme diğer rahatlama teknikleri arasındadır. Rahatlama tekniklerini özel sınıflarda veya evde kitap veya kasetlerden öğrenebilirsiniz. Bunların pek çoğu çocuklar için de yararlıdır.
Önleyici ilaçlar
Düzenli aralıklar ile alınan belirli ilaçlar, nöbetlerin görülme sıklığını ve şiddetini azaltabilir. Eğer haftada ikiden daha fazla nöbet yaşarsanız veya akut ilaçlar ve ilaç içermeyen tedavi yöntemleri ile hafiflemeyen gerilim tipli baş ağrıları yaşarsanız, bu ilaçlar salık verilebilir. Doktorunuz aynı zamanda, baş ağrınızın üç ila dört saatten daha uzun sürmesi, şiddeti ağrının takatsiz bırakıcı boyuta ulaşması veya akut ilaçları aşırı derecede kullanmanıza yol açması ya da akut ilaçları başka tıbbi rahatsızlıklar nedeniyle alamamanız halinde önleyici ilaçlar da salık verebilir.
Doktorlar çoğu zaman, gerilim tipi baş ağrısını, özellikle de kronik biçimini önlemek için antidepresanlar salık vermektedirler. Bu ilaçlar ağrı kesici değildir. Daha ziyade, serotonin gibi, baş ağrısının gelişmesinde rol oynayabilecek beyin kimyasallarının düzeyini dengeye kavuşturacak şekilde etki ederler. Bu ilaçları kullanmak için mutlaka depresyonda olmanız gerekmez.
Önleyici ilaçlar aşağıdakileri içerebilir:
• Trisiklik antidepresanlar. Amitriplin ve notriptilin (Aventyl, Pamelor) de dahil olmak üzere, bu antidepresanlar grubu, en yaygın olarak gerilim tipi baş ağrısının engellenmesi için kullanılan ilaçlardır. Hem epizodik hem de kronik biçimlerine karşı etkilidirler. Bu ilaçların yan etkileri arasında kilo almak, uyuklamak, ağız kuruluğu, bulanık görüş ve kabızlık bulunabilir. Daha ileri yaştaki yetişkinler, trisiklik antidepresanlar alırken kafa karışıklığı veya baygınlık yaşayabilirler.
• Seçici serotonin geri alım inhibitörleri (SSRIlar). Paroksetin (Paxil), venlafaksin (Effexor) ve fluoksetin (Prozac, Sarafem) gibi antidepresanlar, trisiklik antidepresanlara göre daha az yan etki meydana getirir, ancak genellikle baş ağrısının engellenmesinde daha az güvenilirliğe sahiptir. Etkililiklerinin ortaya konması için daha fazla araştırmanın yapılmasına gerek vardır.
• NSAIDler. Kronik gerilim tipi baş ağrısı ibuprofen (Advil, Motrin IB, diğerleri) ve ketoprofen (Orudis KT) gibi NSAIDler ile etkili bir biçimde yönetilebilir. Bu gibi durumlarda, ilaçlar günlük olarak alınır.
• Diğer ilaç tedavileri. Gerilim tipi baş ağrısını engelleyebilecek olan diğer ilaçlar arasında, divalproeks (Depakote) ve gabapentin (Neurontin) bulunmaktadır. Her iki ilaç da nöbet bozukluklarının tedavi edilmesi için geliştirilmiştir, ancak zaman zaman baş ağrısını da engelleyebilir. Tizanidin (Zanaflex) gibi kas gevşeticiler de etkili olmuştur. Migren ilaçları da zaman zaman gerilim tipi baş ağrılarının önlenmesi için kullanılsa da, bunların ne kadar etkili olan birkaç tane araştırma vardır. Beyindeki nitrik oksit üretimini engelleyen, deneysel bir ilaç ile ilgili çalışmalar bunun baş ağrısının neden olduğu acıyı azaltmada etkili olduğunu göstermektedir.
Önleyici ilaçların etkilerini göstermesi için genellikle sinir sisteminde haftalar boyunca birikmesi gerekmektedir. O nedenle, ilacı almaya başladıktan kısa süre sonra iyileşme görmezseniz hayal kırıklığına uğramayın, bu süreç aylar sürebilir veya daha da uzun olabilir. Maksimum etkiliği elde etmek için farklı ilaçların bileşimine ihtiyaç duyabilirsiniz. Aynı zamanda, akut baş ağrısının hafifletilmesinde kafein veya ağrı kesicilerin aşırı derecede kullanılmasının da önleyici bir ilacın etkisini azaltabileceğinden haberdar olun.
Önleyici ilaçlar, gerilim tipi baş ağrısının yoğunluğunda veya nöbetlerin sıklığı ve süresinde yüzde 50 oranında azalma sağlaması halinde başarılı kabul edilmektedir. Önleyici ilaçlardan en yüksek oranda fayda sağlamak için, akut ağrı kesicileri kullanma oranınızı en aza indirin. Doktorunuz önleyici ilaçların ne kadar işe yaradığını görmek için tedavinizi gözetim altına alacaktır. Eğer baş ağrılarınız kontrol altında ise, aldığınız ilaçların dozu zaman içerisinde adım adım azaltılabilir.
Fitness antrenmanı: Çok yönlü bir rutinin 4 unsuru HQ01305
Stres Merkezi
Biyogeribesleme: Sağlığınızı iyileştirmek için zihninizin gücünden yararlanmak SA00083
Yoga: Rahatlamaya giden yolda hareket ve nefes CM00004
Meditasyon: Rahatlamaya erişmek için zihninizi odaklamak HQ01070
Trisiklik antidepresanlar: Kronik ağrıya karşı silahlar PN00044
Seçici serotonin geri alım inhibitörleri (SSRIs) MH00066
Akıl Sağlığı Merkezi
Anti-enflamatuar ilaçlar, Nonsteroidal (Sistemik)





Kişisel Bakım
İstirahat, buz paketleri veya uzun, sıcak bir duş gibi faktörlerin hepsi de, gerilim tipi baş ağrısının hafifletilmesine yardımcı olabilir. İlaç içermeyen çeşitli stratejiler, kronik baş ağrısının şiddetinin ve sıklığının azaltılmasına yardımcı olabilir. Bu yaklaşım, baş ağrısına yönelik her türlü tedavin planının hayati bir parçası olabilir. Aşağıdaki öneriler içinde sizin için en uygun olanını yapmayı deneyin:
Sağlıklı yaşam tarzı. Genel anlamdan iyi sağlığı ilerleten davranışlar da baş ağrısının önlenmesinde işe yarayabilir. Yaşam tarzı ile ilgili bu önlemler arasında düzenli yemek ve uyku programlarının izlenmesine ek olarak aşırı derecede kafein alımından kaçınmak da bulunur. Fiziksel hareketliliğin korunması da önem taşır. Yürüyüş, yüzme veya bisiklete binme gibi düzenli aerobik egzersizler de gerilim tipi baş ağrısının görülme sıklığının azaltılmasına yardımcı olabilir. Eğer halihazırda baş ağrınız varsa, egzersiz ağrının hafifletilmesine yardımcı olabilir. Her türlü egzersiz programına başlamadan önce, mutlaka doktorunuz ile konuşun.
Stres yönetimi. Stres gerilim tipi baş ağrısı ile ilgili olarak bildirilen en yaygın tetikleyicidir. Stresin azaltılmasına yardımcı olmanın yollarından biri günü önceden planlamak ve düzenlemektir. Başka bir yolu ise dinlenmek için daha fazla süre ayırmaktır. Eğer stresli bir durumda kalırsanız, geri çekilmeyi ve duyguların yatışmasına izin vermeyi düşünün. Derin nefes alma ve biyogeribesleme dahil olmak üzere çeşitli rahatlama teknikleri, gerilim tipi baş ağrısı ile başa çıkmada yararlıdır. Eğer kaygı veya depresyon sorun oluşturursa, davranış terapisi stres ve ağrı ile başa çıkmada yararlı olabilir.
Kas gevşetme. Kas gerginliği ile gerilim tipi baş ağrısı arasında bağlantı vardır. Ağrıyan kaslara ısı veya buz tatbik edilmesi bu gerginliği hafifletebilir. Hangi tedavi seçeneğinin uygulanacağı, kişinin tercihine kalmıştır. Bazıları ısıyı daha etkili bulurken, bazıları ise soğuğu tercih etmektedir. Eğer sıcağı tercih ediyorsanız, düşük dereceye ayarlanmış bir ısıtma yastığı, sıcak su şişesi, ılık kompres veya sıcak bir havludan yararlanabilirsiniz. Sıcak bir banyo veya duş da işe yarayabilir. Eğer soğuğu tercih ediyorsanız, cildinizi korumak için buz paketini kullanmadan önce kumaşa sarın.
Masaj, kas gerginliğini hafifletmenin harika bir yoludur. Bazı kişilerde, baş ağrısını da bir ölçüde giderebilir. Başınızda, boynunuzda ve omuzlarınızdaki kaslara parmak uçlarınız ile hafifçe masaj yapın. Başka birisinin de size masaj yapmasını isteyebilirsiniz.
Beden duruşunun mükemmelleştirilmesi. İyi beden duruşu, kaslarınızın gerilmesini engellemeye yardımcı olabilir. Kaslarınız, kirişleriniz, bağlarınız ve kemikleriniz üzerine asgari ölçüde baskı bindirir. İyi beden duruşu, vücudunuzun tüm bölümlerini destekler ve korur, daha verimli bir biçimde hareket etmenize imkan sağlar. Ayakta iken, omuzlarınızı arkada, başınızı yukarıda tutun. Karnınızı ve kaba etlerinizi içeri çekerek çenenizi aşağı indirin. Otururken, kalçalarınızın yere paralel olduğundan ve başınızın öne eğilmediğinden emin olun.
Uzun süreler boyunca aynı konumda oturmaktan, ayakta durmaktan veya çalışmaktan kaçınmak için çaba harcayın. Ayağa yeterince oturmayan veya yüksek topuklu ayakkabılar giymek de beden duruşu ile ilgili sorunlara yol açabilir. Boynunuz ve omuzlarınız için düzenli esneme ve güçlendirme egzersizleri yapın. İşte beden duruşunuzu iyileştirmeye yönelik başka ipuçları:
• Ağırlığınızı her iki ayağınıza verecek şekilde ayakta durun.
• Tek bir yerde dururken, ayaklarınızdan birini bir tabure veya sandalye ayağına dayayın, belirli aralıklar ile diğer ayağınıza geçin.
• 1 kilodan daha ağır olan bir omuz çantasını taşımayın.
• Sırtınızı destekleyen, arkalığı düz bir sandalyeye oturun.
• Uzun süreler boyunca otururken, zaman zaman ayaklarınızı ayak taburesine yerleştirerek bacaklarınızı kaldırın. Eğer mümkünse, ayağa kalkın ve yaklaşık her yarım saatte bir etrafta dolanın.
Gıda ve Besin Merkezi
Uyku Merkezi
Fitness ve Spor Tıbbı Merkezi
Masaj: Kas gerginliğini hafifletmenin rahatlatıcı bir yolu SA00082
Sağlıklı beden duruşunu benimseyin ve boynunuza mola verdirin LB00002





Başa Çıkma Yöntemleri

Kronik ağrı ile birlikte yaşamak zor olabilir. Fiziksel semptomların yanında, kronik ağrı sinirli ve gergin olmanıza yol açabilir. Sonuç olarak arkadaşlarınız ve ailenizle ilişkilerinizi, işteki üretiminizi ve yaşam kalitenizi etkileyebilir.
Bir danışmanla veya bir terapistle konuşmak kronik ağrının etkileriyle başa çıkmada yardımcı olabilir. Desteği ve anlayışı herhangi bir baş ağrısı dayanışma grubunda bulabilirsiniz. Dayanışma grupları herkes için uygun olamaz, fakat iyi bir bilgi kaynağı olabilirler. Grup üyeleri en son tedavi yöntemlerini bilirler ve kendi deneyimlerini paylaşırlar. İlgilenirseniz, doktorunuz size uygun olan bir grup tavsiye edebilir.
Kronik ağrının neden olduğu zorlukla yüzleşmek: Mayo Clinic uzmanı ile görüşme PN00015
Ağrı Yönetimi Merkezi
Depresyon ve diğer zihinsel rahatsızlıklar: Destek grupları işe yarayabilir MH00044

Destek grupları: Sizin için doğru olanı bulmak MH00002




Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp

Aşağıda belirtilen geleneksel olmayan tedavi yöntemleri kronik baş ağrısı konusunda size yardımcı olabilir.
• Akupunktur. Ulusal Sağlık Enstitülerindeki araştırmacılara göre akupunktur, diğer yararlarının yanı sıra, kronik baş ağrısında da hafifleme sağlayabilir. Akupunktur uygulayıcıları çok ince, tek kullanımlık olan ve çok az ağrı veya rahatsızlık veren iğneler kullanarak tedavi uygularlar. Amerika Tıbbi Akupunktur Akademisinin internet sitesinde akupunktur uygulamalarını kullanan tıp doktorların isimleri yer almaktadır.
• Masaj. Masaj, stresi azaltmak ve gerginliği gidermek için çok mükemmel bir yöntemdir. Özellikle başınızın arka kısmı boyun ve omzunuzun sıkı, ağrıya hassas kaslarının esnetilmesine etkilidir. Bazı kişilerde baş ağrısının hafifletilmesinde yardımcı olabilir.
• Esanslı yağlar. Bazı çalışmalar zencefil, nane ve keklik üzümü yağlarından hazırlanan kremin gerilim tipi baş ağrılarının hafifletilmesinde yararlı olduğunu göstermiştir. Yalnızca bu kremi koklayarak veya boynunuzun ense kısmı veya şakak üzerine sürerek rahatlayabilirsiniz.
depresyon ve bağ ağrısı ilişkisi

__________________
Gender_Bay Çevirimiçi durumu